Kızkalesi’ne oldukça yakın olan ve burayı ziyaret edenlerin mutlaka rotasına eklediği Kanlıdivane, 60 metre derinliğinde, kayalara oyulmuş basamaklarla inilen bir obruğun (yaklaşık 170 X 200 metre ebadında) kenarını kaplayan yerleşim yeri, yazıtların belgelediği gibi MÖ 2. yüzyılda Olba Hanedanlığı’na bağlıydı. Hatta Olba’nın denize açılan yolu yani limanı görevini üstlenmişti. Kanytella, Roma Dönemi’nde polis olan Eliaussa Sebaste’nın chorasına aitti. Erken Bizans yerleşimi ise günümüze kadar gelmiş yapılar sayesinde ispatlanabilmiştir. Kilise kalıntılarından anlaşıldığı kadarıyla yerleşim Geç Antik zamanda en parlak devrini yaşamış olmalıdır. İmparatorluk Dönemi mezar yapılarının kalitesi ve sayısı, yerleşimin hâlihazırda Roma zamanında önemli bir refah düzeyine ulaştığını işaret eder.

Kentin en büyük yapısı olan bazilikanın dış ve iç kısımlarında bulunan kabartmalar hâlâ net bir şekilde gözlemlenebiliyor. Sur kalıntılarının bir kısmı ve kesme taş döşeli Roma Yolu’nun izleri hâlâ görülebilen eserler arasında yer alıyor. Antik Liman ile bağlantısı da ortaya çıkarılan Kanlıdivane şehrinde çok sayıda sarnıç da tespit edilmiş. Akustik özelliğiyle de dikkat çeken Kanlıdivane, günümüzde zaman zaman konserlere de ev sahipliği yapıyor.